KKTC'de Egitimde Neler Oluyor

Hangi başlığa yazacağınıza karar veremediğiniz ve müzikle ilgili olmayan görüşler...
Cevapla
mahiye
Mesajlar: 143
Kayıt: 16 Haz Prş, 13:39

KKTC'de Egitimde Neler Oluyor

Mesaj gönderen mahiye »

1.4.2006 M.Morgül

KKTC’de Yeni Aydın Aymazlıkları

Son günlerde KKTC’de eğitim sistemiyle ilgili kendi kurucu devlet başkanlarını da içine alan bazı eleştirilerin yerel televizyonlarda yapıldığı haberlerini alıyoruz. Bu eleştirilerin, Kıbrıs Türk devletini devleti yok etmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürecek biçimde yapılması endişe vericidir.

Kıbrıs’tan gelen seslere bakılırsa, KKTC devletini ve Rauf Denktaş’ı hedef alan eleştirilerin dozu artmaktadır. Bu kez eleştiriler hiç umulmadık yerden gelebilmektedir. Müfredat programlarında yapılacak değişikliğe gerekçe oluşturmak üzere kurban olarak sayın Denktaş seçilmiştir.
Türkiye’ye dışarıdan dayatılmış olan piyasaya göre eğitim modeline gidilirken, KKTC’de de düğmeye basılmış görünmektedir ve ihtimaldir ki düğmenin kumandası TC MEB Talim ve Terbiye Kurulunun elindedir. Bizde son aşamaya gelinmiş, sıra Kıbrıs okul müfredatlarının değiştirilmesine gelmiştir.

Dünyada sosyal devletlerin ve ulus devletlerin tasfiyesi ile sosyal eğitim programlarının kaldırılması hazin bir şekilde birlikte yaşanmaktadır. Eğitimde bu iş bizde SPAN adlı bir yabancı şirkete resmen verilmiştir.

Eğitimle ilgili olarak adada yapılan geçmiş hataların, gençlere iyi bir eğitim verilememiş olmasının bedeli Rauf Denktaş’ın üzerine yıkılmak istenmektedir. Bu eleştiriler sırasında kullanılan dile dikkatinizi çekmek isterim; “Devlet bize ne verdi, Denktaş bize ne verdi, işte eğitimde geldiğimiz nokta ortada” denilmektedir. Ankara’da ise “Ezberci eğitim sistemini değiştiriyoruz” diyerek atışa başlamışlardı ve bu eleştiri ulusal eğitimimizi tümden değiştirmek için bir kılıftı. Oysa bize Amerikan test sistemini yani ezberci dedikleri modeli getirenler de aynı merkezlerdi.

KKTC’de çok acımasız gidiyor süreç; insaf yok bu eleştiride, üstelik nankörlük de var. Kıbrıs Türküne bir devlet kurduğunu ve şimdi bu devleti emperyalizmin yok etmek istediğini nasıl görmez bu dili kullananlar? Kimin ekmeğine yağ sürmekte olduklarının farkında değiller!

Hedef tahtasına devleti oturtmanın ne anlama geldiğini biz Türkiye’de çok iyi biliyoruz; Türkiye Cumhuriyeti devletini bitirmek isteyenlerin kullandığı dil de budur. Daha açık konuşayım; PKK sözcülerinin dilini anımsatıyor bana, “TC bize ne verdi? Atatürk bize ne verdi?” diyorlar.
Kıbrıs’ta PKK diliyle kendi devletine karşı çıkmanın bir anlamı olsa gerek. Kim söyletiyor bunları, bu söylemi kimler kullanıyor, aymazlık içinde olanlar kimlerdir? Bu dili kullananlara tarihe bir daha bakmalarını öneriyorum, nasıl kuruldu Kıbrıs Türk devleti, bir daha baksınlar soykırım fotoğraflarına.

Siz Kıbrıslı öğretmenler ve aydınlar, sözüm sizedir:

Her gün grev yaparak, çocuklara bir şey öğretmeden, yani maaşlarınızı hak etmeden almakta iyi deneyimlisiniz. İğneyi kendinize batırır mısınız lütfen! Denktaş mı dedi size haftanın beş günü sudan nedenlerle grev yapın diye. Sendika başkanlarınızı “Bu gidiş eğitilmemiş Kıbrıslı kuşaklar yaratacak” diye neden uyarmadınız? Havadan maaş almanın ve bu paranın ne uğruna size ulaştırıldığını, hangi fedakarlıklarla yapıldığını hiç düşünmeden!

Ben size söyleyeyim, AB’nin görünmeyen elleri sizi sivil itaatsizliğe ve bilgisiz kuşaklar yetiştirmeye yönlendiriyor, grev hakkınızı kötü yönde kullanıyorsunuz! Yılda kaç gün ders verdiğinizi lütfen bir hesaplayın.
Üstelik o grevleri de galiba Denktaş’a karşı yapıyordunuz! Ne kadar sudan nedenlerle hem de. Çocuklarınıza devletinizin kurucusu bir insana saygıyı bile öğretmemişsiniz, o sarı sendikalarınız bunları öğütledi size. Araştırın bakalım AB fonlarından kaç lira girdi o sendikaların kasasına ve neye harcadılar bunları?

Öte yandan Türkiye’de okuyan Kıbrıslı gençlere bu olanak nasıl sağlandı hiç düşündünüz mü? İyi düşünün, kızları burada okusun da, orada evlilik yapıp Kıbrıs’a dönmesin diye düşünen ailelerin “kızlarımızın can güvenliği için bunu istiyoruz” dediklerini anımsayın. Demek ki Kıbrıs’ta can güvenliği birinci sorundu. Sayın Rauf Denktaş size can güvenliği içinde yaşayacağınız bir devlet kurdu, tıpkı Mustafa Kemal’in hepimize kurduğu gibi, üzerinde yaşamayı becerememişsen kendi kusurunu aramalısın; ne katkı verdin, ya da korumak için ne özveride bulundun!

Dilenci mantığıyla yaklaşmak onurlu davranış değildir; hep birileri sana bir şey vermek zorundaymış gibi bir mantık emperyalist merkezlerin oluşturduğu mantıktır, kırın bu mantığı! Vatan, karşılıksız sevilen tek şeydir, üzerinde yaşamak için hep sen seveceksin onu!

Bakınız, “TC bize ne verdi” diyerek yola çıkanların şu anda ülkemizi nasıl bir iç savaşa sürükledikleri ortadadır. Türkiye Cumhuriyeti devletini dışardan yıkmak isteyenlerle nasıl da aynı yerde buluşmaktadırlar.

Aydın olduğunu iddia eden Kıbrıslı kardeşlerimden çok duyarlı davranmalarını, asıl düşmanı fark etmelerini, yani küresel piyasa canavarını görmelerini umuyor ve bekliyorum. Gelinen noktada öğretmen sendikalarının birinci derecede rolünü görmenizi çok rica ediyorum.
Dünya Bankasından destekli bu çağdışı /insana düşman /insanın geleceğine düşman içi boş eğitim paketini hazırlayıp önümüze iyi bir şeymiş gibi koyduklarını lütfen görün. Bu, “Piyasaya Göre Eğitim” (İçi boş müfredat, içi boş okul…) modelini Rauf Denktaş’ın icat etmediğini bilmemiz gerekir.

Ayrıntılı bilgi için “Milli Eğitimde Emperyalist Kuşatma” (Otopsi Yay.İst.) kitabımı öneririm.

Sevgilerimle
Cevapla