HAYIR HAYIR ASLA!...

Hangi başlığa yazacağınıza karar veremediğiniz ve müzikle ilgili olmayan görüşler...
Cevapla
mahiye
Mesajlar: 143
Kayıt: 16 Haz Prş, 13:39

HAYIR HAYIR ASLA!...

Mesaj gönderen mahiye »

HAYIR HAYIR ASLA!..

Birleşmiş Milletlerin başındaki Kofi Annan 5 Eylül’de İsrail’e hizmet için bizi ikna etmeye geliyor. Tüm sesimle haykırıyorum. Onun isteklerini kabul etmek ölüm getirir.
Kofi Annan AZRAİLİN TEMSİLCİSİDİR! İstekleri asla kabul edilemez!
HAYIR HAYIR ASLA!..
Nazilere karşı direnen Macarların ünlü haykırışıyla: Nem Nem ŞOHA!..
Bugün yaşadığımız savaşın sorumluları 1940 lı yıllarda dünya sahnesindeydi. Nazilerle ittifak halindeydi. Kuvvetle ihtimaldir ki Hitler manyağını onlar yönlendirmiştir. Ki; yönlendirecekleri kişileri yetiştirmek Siyonizmin bilinen yöntemlerindendir.
“Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceği üzerine bir analiz” başlıklı Ferruh Sezgin imzalı yazıdan aşağıya alıntıladığım satırları lütfen dikkatle okuyunuz. Okurken, “Irgun” yerine “PKK” diye düşünün ve bu gün bizimle PKK resmi görüşmelere başlatılmak üzeredir!!!
…..
Bir "Yahudi-Nazi ittifakı"nın mümkün olabileceği hiç akla gelir mi?.. Bu, çok kişi nazarında, bir kıyamet belirtisi dahi olabilir. Fakat, gelin görün ki, Filistin'e yerleşmiş Yahudiler, hem de Avrupalı Yahudilerin fırınlarda ve gaz odalarında yok edildikleri günlerde, Nazi Almanyası ile ittifak kurmayı "Siyonist menfaatler"in icabı olarak görmüşler ve bunun gerçekleştirilmesini de Berlin'e tereddütsüz teklif etmişlerdir.
Schoenman'ın kitabında, İsrail'in eski başbakan ve dışişleri bakanlarından İzak Şamir'in, İrgun adlı meşhur Yahudi tedhiş örgütü hesabına faaliyet gösterdiği dönemde -1941'de- Nazi yönetimine yapmış olduğu bir askeri anlaşma teklifinden de söz edilmektedir. Teklif, harp sonrasında, Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği belgeleri arasında ele geçirildiği için "Ankara Belgesi" olarak isimlendirilmektedir.
Ankara Belgesin'de, İrgun, Üçüncü Reich'a şunları teklif etmektedir:
"Yahudi asıllı kitlenin Avrupa'dan çıkarılması, Yahudi sorununun çözümlenmesinin ön şartıdır. Bunun gerçekleşmesi ise bu kitlelerin anavatanları Filistin'e yerleştirilmelerine ve tarihi sınırları içinde bir Yahudi devletinin kurulmasına bağlıdır. İrgun, Alman Reich'i ile onun yetkilerinin Almanya'daki Siyonist faaliyetler ile Siyonist göç planları konusundaki iyi niyetlerinin bilincinde olarak şu görüşlere sahiptir:
"1- Alman düşüncesine uygun olarak kurulacak "Yeni Avrupa Düzeni" ile İrgun tarafından temsil olunan "Yahudi milli hedefleri" arasında asgari müşterekler bulunması mümkündür.
2- Yeni Almanya ile İbrani alemi arasında bir işbirliği de mümkündür.
3- Milli ve totaliter temeller üzerine oturacak bir Yahudi devletinin Alman Reich'ıyla yapılacak anlaşma çerçevesinde kurulması, gelecekte, Orta Doğu'daki Alman menfaatleri için de gereklidir.
4- İrgun, Yahudi milli menfaatlerinin Alman Hükümeti tarafından tanınması şartıyla, halihazır savaş sırasında Almanya'nın yanında aktif olarak yer almayı teklif eder."
Şamir kanalıyla yapılan teklifin tercümesi şu: İrgun, Ankara Belgesi ile, Yahudi devletinin kurulmasının desteklenmesi şartıyla "Naziler'in Avrupa Yahudileri'ni yok etmesinin unutulacağını" resmen beyan etmektedir.
"Şeytan'la ittifak" diye bir şey varsa, herhalde bundan başkası değildir.
Şeytan'la ittifakın mimarı ve 1940'lı yılların İrgun teröristi İzak Şamir, İsrail Dışişleri Bakanı ünvanını taşıdığı 1983'te Brüksel'de yaptığı bir basın toplantısında kendisine yöneltilen "Türkiye'deki Kürtçülük faaliyetlerine İsrail nasıl bakmaktadır?" sorusunu "Bu, kendi topraklarında bağımsız olmak isteyen bir halkın sorunudur... Kürt topraklarını işgal altında tutan ülkeler hiç söz dinlemediklerinden, söz konusu halk da amaçlarına ulaşamamaktadır" biçiminde cevaplandırarak, Türkiye’yi nasıl oluyorsa, kendi topraklarını işgal altında tutmakla" suçlamıştır. Türkiye'nin, İsrail'le daha yakın ilişkiler kurmaya zorlandığı şu günlerde, İsrail yetkililerini en çok sinirlendiren iki şeyden birincisi Şamir'in sözlerinin kendilerine hatırlatılmasıdır.
Hatırlatıldığında İsraillileri sinirlendiren ikinci şey ise çok daha zor yenilir yutulur cinstendir: 1991 yılının İsrail Dışişleri bakanı David Levy, Amerikalılar'ın Kuzey Irak'a yaptığı gıda yardımlarını değerlendirirken, "ABD'nin Kürtlere yiyecek yardımı yapmasının, olsa olsa, aç karnına değil tok karnına ölmelerine yarayacağını; ABD'nin Kürtlere yiyecek yerine silah yardımı yapması gerektiğini" söylemiştir.
….
Yeni bir “ANKARA BELGESİ”ne doğru sürüklenmiyor muyuz?

Lübnan’a asker gönderilmesine asla izin veremeyiz!

HAYIR HAYIR ASLA!

NEM NEM ŞOHA!

Mahiye Morgül
Cevapla