Atatürk'ün Ölümü Sirozdan Değil!

Hangi başlığa yazacağınıza karar veremediğiniz ve müzikle ilgili olmayan görüşler...
Cevapla
mahiye
Mesajlar: 143
Kayıt: 16 Haz Prş, 13:39

Atatürk'ün Ölümü Sirozdan Değil!

Mesaj gönderen mahiye »

M.Morgül

Atatürk’ün Ölümü Sirozdan Değil!

Hafta sonu Ceyhan Mumcu’yu dinledim. Konu AB’nin Kemalizme bakışıydı.
Konuşmasına Attila İlhan’ı anarak başladı. Onun aydınlanma etkinliklerine editörlük yaptığından söz etti. “Parola vatan, işareti namus” sözünü yeniden gündeme getirişini anlattı.

Bu söz İzmir’de şehitlik anıtının taşında Arapça harflerle yazılmış biz sözdü. Attila İlhan o yazının tozlarını parmaklarıyla silmiş, yeniden gündeme taşımıştı.

Konuşmasının sonunda sorular-yanıtlar bölümüne geçildi. Ceyhan Mumcu’ya Attila İlhan’ın bir dergide yayınlanan kendisiyle yapılan ropörtajda “Atatürk’ün nasıl öldüğü araştırılmalıdır” dediğini anımsattım. “Bu sözünü onun vasiyeti kabul etmek gerekir. Sizin bu konuda bir bilginiz var mı?” diye sordum. Aldığım yanıtı okurlarımla paylaşmak istiyorum.

Bir deniz tabip albayın bu konuda yaptığı doktora tezi vardır. Orada Atatürk’e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı gibi siroz hastası değildi. Atatürk’e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı “kinin” yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından doktor Mim Kemal’dir.

Durumu iyice fenalaştıktan sonra Celal Bayar’ın ısrarı ile dışarıdan bir doktor getirilir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerinin bu yüzden iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur.

İstirahat için 2 ay kadar kaldığı Savarona’da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe Sarayı’na götürülmüştü.
Peki, nasıl oldu da sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün yazılı kaynaklara da böyle girdi?

Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi. Mason locaları 1935’de kapatılmasına rağmen Mecliste hala mason milletvekilleri vardı. “Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım…” denir ve kabul edilir. Arkasından Yeşilay icad edilir, tarih kitaplarına da böyle girer…

Ceyhan Mumcu’dan bunları duyduktan sonra ne yapmam gerekir diye düşündüm. İlk işim bu bilgiyi okurlarımla paylaşmak.
Şimdi bu bilgiler elimizde ve biz çocuklarımızı terbiye edeceğiz diye, yüce önderimizin hakkındaki bu yalanla O’nu halkımızın gözünde küçültmeye devam edecek miyiz?

Okul kitaplarından Atatürk’ü çıkartmak için elinden geleni yapan AB, bu düzeltmeyi yapmamıza izin verir mi? Demek ki kendi kitaplarımızı kendimiz yazmak zorundayız.

En çok satılmakta olan “Şu Çılgın Türkler” kitabı belli ki bir boşluğu dolduruyor. Demek ki; halkımız şiddetle kendi tarihiyle ilgili doğru bilgilere ulaşma ihtiyacı duyuyor.

Neyse ki Türk ulusu ATATÜRK’ünü hala çok seviyor, hiçbir yalan O’nu gözden düşüremiyor!

16.10.2005

mahiye
Mesajlar: 143
Kayıt: 16 Haz Prş, 13:39

Yılmaz Dikbaş'tan ek bilgi...

Mesaj gönderen mahiye »

Atatürk'ün Ölümü Sirozdan Değil yazıma aynı gün sayın Yılmaz Dikbaş'tan bir yanıt geldi. Aşağıya aynen alıyorum.
Baska bir gercek daha var: Ataturk’un en yakinlarinin anilarini okudugunuzda, Ataturk’e siroz hastasi oldugunun soylenmemis oldugunu gorursunuz! Hastaliginin adi, tanimi, Ataturk’ten saklanmistir!

Asker, siyasetci ve devrimci olarak her zaman gerceklerle yuzleserek her zaman gercek olan olgulari hesaba katarak yurumus olan Ataturk’ten, hastaliginin adinin gizlenmis olmasinin mantikli bir aciklamasi olabilir mi?

Daha su yuzune cikarilacak cok sey var!

Sevgiler selamlar

Yilmaz Dikbas

mahiye
Mesajlar: 143
Kayıt: 16 Haz Prş, 13:39

Bir yanıt da KKMC sitesinden

Mesaj gönderen mahiye »

Aynı gün yazım kibriskuvayimilliyecephesi sitesinde yayınlandı ve yazıya bir yanıt eklendi.
KKMC nin yanıtını buraya alıyorum:

KKMCÂ’nin Notu :
1) AtatürkÂ’ün ölüm nedeni her ne olursa olsun O, AtatürkÂ’tür.
2) Ağzına tek damla içki koymamış olan Mehmet Akif Ersoy’un ölüm nedeni de aynıdır. Hepatit virüsü ve buna bağlı karaciğer enfeksiyonu, karaciğer büyümesidir. Bu hastalık, halk arasında sarılık olarak bilinen hastalığın öldürücü bir türevidir.

mahiye
Mesajlar: 143
Kayıt: 16 Haz Prş, 13:39

Dr. Ramazan İnci'den katkı

Mesaj gönderen mahiye »

Sayın Morgül,
"Dr Eren Akçicek, Atatürk'ün Sağlığı, Hastalıkları ve Ölümü, İzmir Güven kitabevi, 2005
( Güven Kitabevi: Telefon: 0232-425 27 58 ) ile ilgili henüz yeni bir kitap yayınlandı.

Sayın Akçicek bu alanda yaptığı doktora tezini henüz yayınladı. Kitap ekli fotoğraflar da dahil 361 sayfa.

Sanırım bu alandaki tartışmalara büyük bir katkı sağlayacaktır.
Saygılaımla.

Dr Ramazan İnci

hakanyuksel
Mesajlar: 11
Kayıt: 21 Ara Çrş, 20:37
Konum: manisa izmir

Mesaj gönderen hakanyuksel »

sizler neyle uğraşıyorsunuz arkadaşlar ölümün biçimi ölümü saklarmı.bırakın böyle şeyleri tartışmayı.ekmeine bal sürüyor böyle tartışmalar alkol yasaklayıcılarının ve onların karşıtlarına önemli olan samimi yaşamak.örnek almak iyiyi sakınmak hötüden sevgiler

Kullanıcı avatarı
kayraalp
Mesajlar: 20
Kayıt: 29 Kas Sal, 21:16
Konum: kilis

Mesaj gönderen kayraalp »

Kesinlikle sana katılıyorum.Müzik eğitimcileri sitesini artık başka sitelerle karıştırmaya başladılar bence..
kayraalp...

Kullanıcı avatarı
Ertuğrul KILIÇ
Mesajlar: 26
Kayıt: 04 Haz Cmt, 0:36
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen Ertuğrul KILIÇ »

Arkadaşlar tepkinizi anlayamıyorum. Zaten forumun bu bölümü "müzik dışı" konular olarak ayrılmış. Ne konuşalım? "Semra Hanım, Hülya Avşarın boşanması, Biri bizi gözetliyor gibi şeylerimi konuşalım yani. Yapmayın lütfen..
Saat dursada, akar zaman..

Kullanıcı avatarı
Semra Fayez
Mesajlar: 95
Kayıt: 05 Haz Pzr, 23:25
Konum: Ankara

"MÜZİK DIŞI KONULAR"!

Mesaj gönderen Semra Fayez »

MÜZİK DIŞI KONULAR!.......

Genç Öğretmenler! Bir eğitimci burada istediği konuda yazı yazabilir. Bundan siz hoşlanırsınız veya hoşlanmazsınız. ..Bunun için fikir beyan edebilirsiniz. Tartışabilirsiniz! Ama konuları siz belirleyemezsiniz! !!
Zaten burada br eğitimciye yakışmayan şeyler konuşulduğunda ,ADMİN müdahale etmektedir. Lütfen görüş beyan ediniz , tartışınız da ama insanların seçtikleri konulara müdahale etmeyiniz!!!

Konular seçilirken "HERKES BEĞENSİN" diye asla seçilmez.... Çok genç olduğunuz için böyle bir müdahalenin bir eğitimciye hele de "SANAT EĞİTİMCİLERİNE" hiç yakışmadığını farkedemiyorsunuz....



"Diken kafalara ve kılı kırk yaranlara düşman, bataklıktada kederde de çimler üzerindeymiş gibi danseden , şu güleç fırtınalara şu ele avuca sığmaz , hayırlı, ÖZGÜR RUHLARA ÖVGÜLER OLSUN" Nietzsche
FAYEZ

hakanyuksel
Mesajlar: 11
Kayıt: 21 Ara Çrş, 20:37
Konum: manisa izmir

Mesaj gönderen hakanyuksel »

siteyle yeni tanıştım ve epeyce beğendim.mezun olduğum okulumun değerli bir hocasının böyle bir serbest kürsü çalışmasına katılmamam imkansızdı.
konunun kısır olmasıydı dikkatimi çeken,yani elimize geçen bişey olmaz atatürkün ölüm nedenini bilmekle tamam atatürk suikaste kurban gitti diye bir varsayımla yaklaşılsa ve elinde bununla ilgili belgeler olsa ve burada açıklansa neyse!müzik dışındaki konulara yaklaşımlara gelince insan her konuda yeterli bilgiye ve entellektüel birikime sahip olmayabilir.öyle olduğumu da ısrarla iddia etmiyorum*ama entellektüellik atatürkün ölüm nedenini tartışmak değildir.
sanat öğretmeni olmak başka kırsalda müzik öğretmeni olmak başka.zaten gerekli konuları tartışmadığımız ve için sanat eğitimine yaklaşımı belli olan zihniyetler iş başında.ne kadar müzik öğretmeni açıkta bekliyor bir soralım kendimize ve bunun için ne yapılabilir yada ben öğretmenim ve aldığım maaşla kaç cd ve kitap alabiliyorum enstruman alabiliyormuyum ancak karnımı doyurabiliyorum.bunları konuşalım bu kürsüde müzik dışında.
semra hocam cevap hakkı doğuracak bir yaklaşımınız var yakışmak ile ilgili.size cevap vermeyeceğim polemiğe neden olacağı kaygısıyla.polemik yaratılması gereksiz ve tatsız.eğer anlaşılamayan taraflarımız varsa bu bizim kendimizi anlatamamamızdan yada anlatım eksikliğimizden kaynaklanıyor bence ve bu durumda kendimdeki eksiklikleri gidermek benim en büyük ödevim.
ancak özgürlükler kolay elde edilir şeyler değildir heleki ulusal özgürlükler.biz ulusal başkomutan atatürkün sirozdan ölüp ölmediğini vb.tartışırsak hala özgürlüklerimiz birbir elimizden alınır farketmeden ve bir anda kendimizi iran gibi yaşıyor olarak buluruz.ülkeyi yıllardır mason locaları tarikatler amerika uşakları yönetiyor.ne farkı var bunların bir zamanlar amerikan himayesini ,avrupa uşaklığını savunanlardan.tek gerçek kurtuluş savaşı ve devrimler gerçeğidir şu tarih kitaplarında anlatılanlardan.onların yazdığı resmi tarihi tartışmayalım hala.ülkemiz karanlık güçlere pazarlanıyor bununla ilgili çözümleri bir eğitmen bir müzisyen bir sanatçı kimliklerimizle tartışmamız daha akıllıca.
dünyayı sevgi ve samimiyetin varedebileceği bilinci ve coşkusuyla!

Kullanıcı avatarı
kayraalp
Mesajlar: 20
Kayıt: 29 Kas Sal, 21:16
Konum: kilis

Mesaj gönderen kayraalp »

Yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum.Tabi ki polemik yaratmak bizim gibi genç müzik :wink: öğretmenlerine yakışmaz!!!
kayraalp...

Kullanıcı avatarı
Semra Fayez
Mesajlar: 95
Kayıt: 05 Haz Pzr, 23:25
Konum: Ankara

Sanat Eğitimi!

Mesaj gönderen Semra Fayez »

Sanat egitimcilerine dusen en önemli görevlerden birinin de; kendi oz dusuncelerini gelistirebilen, aykiri dusmekten korkusu olmayan kafalarin, yureklerin yaratilabilecegi "ortamlarin yaratilmasi "oldugunu dusunuyorum. Bunun için de "Neden bunu yazıyorsunuz?" değilde "Neden böyle düşünüyorsunuz!?" sorgusu yapılmalıdır..Yani özgür düşünceye müdahale yerine düşünmek ve konuşmak ve tartışmak ve aramak ve bulmak gerekir diyorum..... Bunun için de özgür düşünceye müdahale edecek en son insanın gerçek bir "SANAT EĞİTİMCİSİ"nin olabileceğini düşünüyorum..

sevgilerimle....
FAYEZ

hakanyuksel
Mesajlar: 11
Kayıt: 21 Ara Çrş, 20:37
Konum: manisa izmir

Mesaj gönderen hakanyuksel »

sitedeki istatistikleri inceledim en çok cevaplanmayan mesajlar hatta hepsi müzik dışı konularda yazılmış.bu konuların cazibesinden mi yoksa?fakat belirtmeliyim ki semra hocam sizi bu konuda hayranlıkla samimiyetle ve tebriklerimle takip ediyorum paylaşımlarımı sunuyorum aklım yettikçe dilim döndüğünce.
atatürkün sirozdan ölümü başlığı 16 ve 17 ekimden bu yana hiç güncellenmemiş cevap yazılmamış ben bu konuya bakıncaya kadar! ne kadar özgür konu seçimi olduğu istatistiksel olarak ta ortada.ki yazan arkadaşımız bile takibinden vazgeçmişbakınız tarihlerine!
ben diyorum ki atatürk ha sirozdan ölmüş ha eceliyle ölmüş bunun bize ne getirisi olacak?bunun insanı özgür kılacak tarafı ne?ve söylediklerim sadece bundan ibaret hala anlaşılmayan tarafı ne ?
birde özgür düşünmekten korkan kafaların yüreklerin var olmasının konuyla ne alakası var anlayamadım yani bunu konuşuncamı yüreklerimiz özgürleşecek yada konuşmayınca nereye hapsoluyoruz?ben böyle şeylerle vakit geçireceğime özgür olmayan bir MÜZİK ÖĞRETMENİ olarak yaşayabilirim.zorlamayın biz gençleri özgürlüklerle.gençler çok bedel ödedi! ve ödüyor! ve ödeyecek!!!.GENÇLER ZATEN ÖZGÜR ama büyükler sadece ve sadece konuşuyor.

Kullanıcı avatarı
Ertuğrul KILIÇ
Mesajlar: 26
Kayıt: 04 Haz Cmt, 0:36
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen Ertuğrul KILIÇ »

Arkadaşlar, öncelikle belirteyim şahsım adına konuşuyorum.
Diyorum ki ben; Türk olarak bugünkü varlığımı Atatürk'e borçluyum. Ve bu yüzden O'nunla ilgili herşeyi öğrenmeye çalıştığım gibi tabi ki ölümünüde merak ediyorum.Ve tabi ki sizin "ne gereği var bu konunun" der gibi düşündüğünüz konuyu anlamak için bir değil birkaç defa okuyorum.

1- Bu bölüm "müzik dışı konular"
2- Konu seçerken doğal olarak kimse kimseye sormaz hangi konuyla ilgili başlık açacağını.
3- Beğenmediğimiz konulara "ne gereği var" gibi bir yaklaşım, bence kibar bir davranış değil.
4- Bence artık kimse uzatmasın. Bazı konularda görüş ayrılığı yaşasakta bizler aynı geminin yolcularıyız. Sağlıcakla..
Saat dursada, akar zaman..

Kullanıcı avatarı
Semra Fayez
Mesajlar: 95
Kayıt: 05 Haz Pzr, 23:25
Konum: Ankara

Vaaz edenler değil yapabilenlerin etrafında döner dünya!

Mesaj gönderen Semra Fayez »

" Hazineye sahip olmak değil, onu kullanabilmek hünerdir.
Söylemek,yazmak, konferans vermek gibi çalışmaların hiçbiri,YAPMANIN yerine geçemez ve onun kadar kuvvetli olamaz. ..

Biz bildiğini yapan insanlardan yeni bir toplum yaratmak için tarlaya tohum saçıyoruz.
Bunlar yetişince şunlar olacak: Yapamayacağı bilgiye güvenenler , onu topluma en yüksekten satanlar, çürük bilgilerine güvenerek toplumdan herşeyi isteyip asla doymayanlar; tüm saygınlıklarını yitirecekler. Yapamayanların, yalnızca vaaz edenlerin yerine, yapabilenler gelecek."

Yeni levhalara yeni değerleri yazanları arar yaratan kişi. Yeni gürültüleri bulanları değil ! Yeni değerleri yazanların etrafında döner dünya işitilmez onun dönüşü........


güzelliğe umutla......
FAYEZ

Cevapla
cron